21 Nisan 2011 Perşembe

32 aylık Oğlum

 bu ay da önceki aylardaki gibi Sanberk yeni ayına girince özel bişey yapmaya çalıştık.Hava durumuna bakmadan yağmur mont ve çizmelerimiz giydik yağmurdaki eğlencemize başladık:)
Eğelence şemsiye almakla başladı zaten.Sebebi bilmiyorum ama benim oğlum şemsiyelere bayılır.Evde açmasın diye şemsiyeleri saklamak zorundayım.Ama bugün özel bir gün olduğuna göre şemsiye yasak değil:)
Ama nasıl keyfeleniyor  onu taşırken kendinle çok gurur duyuyuor:)
 Diyer sevdiğimiz konu böceklerdir.Yağmurda böcek göreceğimiz hiç sanmıyordum ama oğlumun şansına uzuuuuun kocamaaaaaaaaan bir solucan çıkmıştı.solucan için henüz çok erken diye düşünüyorum ama bugün özel gün olduğunu O da biliyor galiba benim oğlum için uyanmış topraktan çıkmıştı:)
 Park gezimiz daha uzun olmasını istiyordum ama yaramaz söz dinlemeyen oğlum su birikintisini görünce dayanamayıp şap şap suda oynadı:)Dikkat et ıslanırsın söyleme gelen cevabı..anne benim yağmur çizmeme var bişey olmaz korkma tamam mı.E özel gün ya serbest bıraktım bol bol sıplayıp ıslandı.Rahatlamış rahatlamaış eve döndüğümüzde sıcacık banyodan sonra en sevdiğimiz atıştırmalıkla kendilerimizi ikram ettik:)


Baba olmadan özel bir gün özel saymayız biz.Babasıyla bol bol şımardıktan sonra en sevdiği uzun kuyruklular  çizgi filmini izledi ve en sonunda gün bitti ve annenin özel saatleri başladı:)

Genelde 2.5 yaşındaki çocuk gelişiminde bir yavaşlama bahsediyorlar anneler.Ama bence yavaşlama yok sadece bizim anlayabilceğimiz gelişmeleri var ancak çocuk gelişiminde uzmanlar bunu anlayabilir.Sanberk için hala hızlı bir değişmeleri yaşıyoruz ama hala yetişecek konuları vardır herhalde.bol bol şiirler ve şarkılar ezberliyor ama tek yatmadan önce söylemesini duyoruz onun dışında söyleyemiyorum anne deyip kapatıyor konuyu.çok nadiren biraz cesaretlenir söyler sanırım bana benzeyecek.Okulda uzun uzun şiirler ezberlerdim ama herkesin önünde söylemekten çok çekiniyordum.Aslında bana benzemesini istemiyorum bu konuyu araştırmak lazım buradan kendim için not düşürüyorum.

Ama bizim için en önemli gelişme diyer çocuklara karşı artan ilgi,daha dikkatli davranması ve en önemlisi onlarla iletişim kurma yeteneği gelişmesi.Artık bir çocukla oynamak istediğinde konuşarak onu oyunda davet ediyor.Bir çocukla oynaamk istediğinde hemen sevdiği oyuncaklarını ona verir ve nasıl oyananır diye anlatır.Birkaç arkadaşı da var parkta tanıştığı ve onlar eve davet ettti:)Onları anlatıyor böyl böyle oyuncağım var gel saan vercem oynarsın.Yani artık oyuncaklarını da paylaşmaya eğimli tabiki en sevdiği puzzeleri dışında:)
Daha önceden yazmıştım çocuklara vuruyor diye.Şimdilik hala var bu vurma  ama çok nadiren olan bişey bu ay tek bir kez bir çocuğa vurdu.Sanberkin anlatığına göre diyer çocuk ona vurmuş ve Sanberk saçlarını çekmiş.O anda neden vurdun sorduğumda burada oynamasın demişti burada Duruyla oynuyoruz diye cevap vermişti.Ama kim başladı önemli değil önemli olan yine bu şekilde cevap vermesi.vurmanın gücü bir kez öğrenen çocuk daha sonra kendini kontrol etmeyi öğrense bile zor durumlarda yine bu yönteme başvuracaktır.Ben böyle düşünüyorum.Onun için Sanberke kendini kontrol etmesi için birşey öğrettim.Çok kızdığında ellerini sıkarak birbirine bağlasın ve dişlerini sıkarak çok çok kızdım desin.Şimdilik çok kez kullandı ve işe yaradı bakalım ilerde konuşa anlata bu vurma huyumuz tamamen bırakırız diye umut ediyoruz.
Çocuklar büyüor ve büyünce işimiz daha da zorlaşıyor ama gri dönüşü yok bu yolda yürümek zor olsa da güle  güle yürüyoruz ve hiç hiç sapmayı düşünmüyoruz.

Seni Seviyorum Oğlum.(anne ve baba)

18 Nisan 2011 Pazartesi

Rahmi M.Koç Müzesi.

Bu yazımda gezimiz nasıl geçtiğini yazmıyacam.Asşında bu müze gezitinimz birkaç ay önce yapmıştık ama kışın gitmesini tavsiye etmiyorum.Müze bildiğimiz kapalı bir alan değil dışırda açık alanda da görebilecek çok şey var onun için ilk baharı gitmek lazım diye düşünüyorum.Kapalı yerler ise o kadar sıcak değil arabalrı olduğu yer büyük geniş bir yer ve gerçekten soğuk.Tek bir bölümü sıcaktı.Ama gidilcek listenizde mutlaka ekleyniz.Heleki çocuğunuzun taşıt merağı varsa tam yeri bulduk dersiniz.Asında tek çocuklar için değil babalar için de tam yeridir:)Ayrıca bilim bölümü de çok güzel bir gün Sanberk olmadan gitmek istiyorum değişik değişik akılıca şeyleri var hepsini incelmeme fırsat olmadı Sanberk ile:)Bir gün bir kaçamak yapıp eşile gitmek istiyorum tekrar:)Hava düzelmeye başladı bir gün Koç müzesine gidip uzun gezintiden sonra müzenin yanındaki parkta piknik de yapabilirisiniz.Biz dost ailemizle gittik.Sanberk süt kardeşiyle bol bol koşuşturdu,herşeyi merak edip bol bol soru sordu.Bide kendine sarı yarış araba seçip O benimdeyip oraya bırakmak istemedi:)Neyse trene binip kısa bir gezinti yaptıktan sonra araabyı unuttu ama bu sefer bir mavi traktörü seçti kendine:)İşte öyle Sanberkin istekelri bitmiyor..................


















13 Nisan 2011 Çarşamba

Yeni Bir Dönem

BU kadar uzun bir ara vermemiştim blogumda ilk önce bu saçma blgoların kapatılması ardından pc bozulması ve sonra evde tamir işleri başlatılması beni uzak tutu buralardan.Artık geri döndük bundan sonra bu kadar arayı açamamaya çalışacaz:)
Biz de olanları: İki aydır ailemiz küçüldü artık 3 kişiyiz.Babaane ve dede kendi evine taşındı ev bize kaldı.Hayatımızda bu yeni dönem için önceden Sanberke hazırlmaya çalışıyorduk ama insan ne kadar hazırlansa da hiçbir zaman tam hazır olmaz.İlk hafta çok iyidi evin boş olması tek baba ve anne olması Sanberkin hoşuna gitti çok çok neşeli ve mutlu görünüyordu.Ama çok kısa sürdü.Babaane dede her gün işten sonra Sanberkle görüştüğüne rağmen O çok huysuzlaşıyordu onlara vurup bağrıyordu.Gidin digin istemiyorum sizi diye bağrırdı daha kapadayken.Onlara küsmüştü sanki.Aslında tepkisi hiç şaşırtmadı bizi.Böyle bişey bekliyorduk zaten.Ta ki birgün Sanberk baaaneye hoş geldin deyip çok güzel karşaladı.Şaşa kaldık.Dur bakalım dedim bundan bişey çıkar kesin.Çocuğumu tanıyormuşum ben:)Oturdu büyük insan gibi babaanesine soruşturmaya başladı.
S-nasılsın babaane
B-iyiym oğlum sen nasılsın,iyimisin.
S-teşekürler iyiyim.Babbaane sen nerden geliyorsun
B-İşten
S-babaane sen çok çalışıyorsun,artık çalışma,burda kal tamam mı.
son cümlelerinde babaane yokluğunu ne kadar hissetiğini beli oluyor.
Daha sonra Dedesine de soruşturmuştu aynı sorular ve ek olarak Dede sen nerde uyuyorsun,neden babane odasında uyumuyorsun.Diye sormuştu.
Artık alıştı sayılır,Her gün babanesinin evine gidiyor orda kalmayi seviyor.Benim de işime geliyor:)işlerim olunca oraya götürüp bırakıyorum.BEnden hiç ayrılmayan oğlum bir gün anne sen eve gidebilirsin ben burda kalcam dediğinde inanamadım.Şaka yapıyor sandım.Ama deneyim dedim çıktım uzun süre kapada bekledim ama yok beni arayan olmadı.Sonra eve gttim bi güzel uyudum:))))))))baktım 2 saat geçmiş beni arayan yok.Gerçketen inanamıyorum hala:)Ordan aldığımda bağra ağlaya geliyor eve.Şİmdi babaanesi evi için Sanberkin evi diyor,bizim evimiz ise babanınmış.

6 Mart 2011 Pazar

2.5 Yaşındaki Sanberk


Nedense 2.5 yaşı çok bekledim hep.Annelik sorumluğudan biraz kaçamak yapabileceğim diye düşünmüştüm.Yanımda eski bebek değil de büyük bir çocuk olacak sanmıştım.Yanılmadım artık eve yalnız değilim güzel hoş sohbet edebileceğm bir arkadaşım var.Bütün gün sıcak içten vıdıları dinler kanatlarım büyüyor.Heleki bir gülmesi var:)bayılıyorum resmen:)Belki de içinden gülmek gelmiyor ama bu çok komik didiğim için büyük insan gibi kahka atmaya çalışıyor:)

Daha geçen hafta benden korkan çoğumu tekrar kendi tarafıma çekebildim,tekrar bana güvenebilir diye mesajı vermeye çalışıyorum.Şuan çok mutluyuz.Sinirlenmiyormuyuz yok yine hem Ben hem O kızdığımız bağırmamız anları var.Ama ikimiz büyümeye çalışıyoruz ve kendi kendimizi naıl kontrola edeceğimiz öğreniyoruz.

Maalsef kızdım,sinirlendim,vuracam seni,bağırma,bıktım bıktım kelimeleri çok erken yaşta öğrendi.Tek umurudmuz bunlar geride bırakıp ilerde daha güzel kelimelerle değitirmektedir.

Bol bol sarıluyoruz birbirimiz,bol bol öpücükler ve sayısız Seni Çok Seviyorum var günümüzde:)Benim de içim ısnıp duruyor,ruhum sakinleşiyor beyinim rahatlıyor.Günümüzdeki güzel anlar artıkkça daha da ümütlenyorum daha güçlü oluyorum sanki.Kurt Kürkünü değiştirir ama huyunu değiştirmez atasöz üzerinde çok düşündüm.Doğru ise ben hep böyle kolay sinirlenip patlayan birimi kalcam diye düşünüyorum.Ama  yine kendime moral verebildim:)Eğer önceden sakin, gülen bir insandıyım ise demkki yine eski halime gelebilrim.Çünkü aslında O insan benim.Hayata seven tüm güzelliklerine değer veren,hep iyimser,etrafta sevgi veren insan benim.Ben iyi yürekli merhametli bir insanım,yardım etmeye seven biriyim hatta bundan mutlu oluyorum.Canı yakın,insanları güzeliğini,mesleğine göre değil taşıdığı iç özeliklerine göre değer veren benim.Kimsenin kötülüğünü yapmama değil istemem bile bana bunu yapmış olsa bile.Ben iyi bir insanım tüm güzel tarflarımı neden çocğuma göstermeyimki.Beni benim olduğum gibi sevsin benimleguru duysun.Bu benim annem dediğinde içinde huzur ve güvenlik hissetsin.Bir gün eski yaraları iyileşmiş unutlmuş olcağını inanaıyorum tek tük bozuk havada sızlasa da en BİZ yine en büyük fıtınlara dayanacağımızdan eminim.

Bir sağlıklı çocuk yetiştirmek için ne sağlıklı yemekler ne temiz havadaki yürüyüşler yeterlideri.En önemli olanı anne ve çocuk ilişkinin sağlıklı olmasıdır.Arkadaş gibi değil.Ben onun arkadaşı olmama,aradaşlar bencildir senden önce kendilerini severler.Ben onun annesiyim herşeyden kendimden önce ONU SEVİYORUM.

GÜLE GÜLE BÜYÜ GÜZEL OĞLUM.

26 Şubat 2011 Cumartesi

EN BÜYÜK İTİRAFIM

 İki buçuk Yaş:((((((((((evet gülmüyorum çünkü beklediğimden daha zor bir yaş oldu bizim için.İki buçuk yaş bize ne getirdi.Bağaran, sinirleyen,kızınca her atrafı mahveden bir anne ve bir çocuk getirdi.İki buçuk yaş şimidiya kadar iyi çocuk yetiştirmek için yaptığımız çabalar belli olmaya başladı ama bunun yanına tüm yanlış larımız da tamamen çıktı.Onun intikamını alıyor şimdi oğlum.
Keşke bütün okuduklarımızı bildiklerimiz uygulabilsek ama biz kendimiz daha büyümemiş olgunlaşmamış olunca bile bile hatalar yapıyoruz.Çocukla birlikte biz de büyüyoruz,akılanıyoruz ama bunun bedelini oğlum ödeyecektir.Buna üzülüyorum işte.
 Evet tüm anneler sinirlenip bağrır,benim annem de bazen sesini yükseltirdi ama ben o anneler gibi değilim,ben sinirlenince kaçsın dünya benden.Gözüm döner kimseyi saymam görmem.Bu huyumla nasıl başa çıkacam hiç bilmiyorum.Artık sesimi yükseltmeden bir gün geçirmek benim için büyük bir başarıdır.Nasıl devam edeceğiz biz böyle.Bazen çok umutsuz düşüyorum,kendimden nefret etmiş oluyorum.Bu güzel yavruya kıyılırmı hiç,bu umutla dolu gözler ve herşeye rağmen yine anne diye ağlayan meleğime bunu nasıl yaptım diyorum ben de oturup ağlıyorum.Ama ağlamak bir çözüm mü .....DEĞİL
İtirfam bu işte ama o kadar utanıyorumki yazamıyorum bile:(Siz anladınız değilmi:)

bunu yazmam sebebi diyer anelere yönelik,LÜTFEN LÜTFEN ANNELER BENİM HATAMI YAPIP ÇOCUKLARINIZI KİRLETMEYİNİZ.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Yunuslarla Tanışmak:)


Uzun zamandır görüşemediğimiz Sevgi annemiz ve resül kardeşimizi sabah köründe arayıp uyandırdık.Hadi hazılayınız yunuslara gidiyoruz diyerek babaları şaşırtıp paniğe sokarak iki anne iki çocuk ilk yunus gösterisine gittik:)
 İyi etmişiz de gitmişiz hem anneler hem çocuklar çok eğelndik çok mutlu anlatı yaşadık:)
Gösteri foklarla başaldı ilk baştan sevimli fok çıkmak istmedi programın bir parçasını sanmıştık ama sanım gerçekten bir sorun vardı çünkü kısa bir gösteriden sonra fok kaçtı:)ama yine gördük ya bu bize yetti.
Gösteri Beyaz balina ile devam etti.Sanberk sesiz ve dikatli izledi etraftakiler müziğe alkışları eşlik ederken bizmki hepnotize edilmiş gibiydi.Ben de dokunmadım hiç ciddi işler var diye düşündüm.Gerçekten o anda düşünüyormuş bizimki.Birden anne bu bir suaygırımı diye sordu.Tam cevap verecektim evet anne bu bir suaygırı ve bir gülümse çıktı yüzüne.böyle anlarda onun söylediğini yanlış olduğunu nasıl söyleyebilirmki?O anda bir fikrim geldi.Oğlum iyice dikatli izleyelim.Bu suaygırının ayakları nerde?Sen gördün mü onları çünkü ben göreiyorum.bana yardım edermisin diyerek doğrusunu bulmasını teşfik etmeye çalıştım.Beyaz balinanın programı çok yoğundu toplarla oynadı,resim çizdi,şarkı söyledi dans etti,bakıcını sırtına binip onu gezdirdi.Çok güzel ve başarılıbir şow oldu.Ama Sanberk hiç birkez gülmedi alkışlamadı.Zevk almadığını sandım.Ve en sonunda Anne bu bir suyagırı değil bunun ayakları yok bunu kuyruğu var anne deyip anne bu ne?sorusuna çok sevindim.Şimdi doğrusunu söylebilridim.Bu bir beyaz balina ne kadar da büyükmüş değilmi.O anda Sanberkin zevk aldığını mutlu olduğunu gördüm.Alkış yaptı ole bağrdı,müzik eşliğinde dans etti hatta sandaliyeden inip birkaç dans hareketi gösterdi:)

 burda beyaz balinayı izlerken:)ne olduğunu çözmeye çalşırken:)
 Sıra kocaman morşa:)Sanberk kadar küçük çocuklar için pek anlayacak bir gösteri olmadı.Sunucu soru sorup morştan intervü alıyormuş gibi bir gösteri yaptılar.Ancak büyükler anlar.Ama saksofon çalması ,şarkı söylemesi,selam vermesi çocuklara çok hoşuna giti.
 Burda gösteri sonunda morş seyircilerin önüne yaklaşıp selam verdi ,şarkı söyledi ve kendi kendini alkışladı.Bu hepimizin hoşumuzaa giti.
 Programın sonunda da bu kadar beklediğimiz yunuslar geldi.Onlar gelir gelmez suyundan çıkıp atlması Sanberkin bir OOOOOOOOO demesi sebeb oldu.İnanaılmaz bir şekilde onu etkiledi.
 Yunus gösteri çok çok ilgini çekti dayanamayıp sandalyesinden kalkıp ayakta izledi.Yine aynı şekilde alkış dans yok yine hepnotize edilmiş gibi bir seyirci oldu:)
Ama birden ben de havuza yüzüyecem tuturmaz mı:)onu nasıl ikna edecektim?!Neyse bu havuz sadece yunuslar,foklar,morşlar ve balinlar için olduğunu söyleyince ve onlardan başka kimsenin havuza girmemesini hatırlatınca sustu.Ama yazın olunca onu çocuk havuza götüreceğimiz söz verdik.E hadi şimid gidelim de demeden geçmedik:)

Gösteri çok çok güzeldi oğlum ve benim için ilk deldinarium gösterisiydi.İnsanları eğlendircek bir şey ama ben bu hayvanların özgür yaşamasını tercih ederdim açıkçası.Nedense ne kadar da güzel şeyler yapsalarda keşke burda olmayıp okeyanusta görmüş olsaydım.

15 Şubat 2011 Salı

Özel Bir Gün


14 Şubat  özel aile günler listesinde yer almaktadır.Sebebi Sevgililer günü değil nedeni Sanberkin 6 ay,1.5yı şimdi ise 2.5 yaş olmasıdır:)Böyle her sene yarım seneyile büyüdünü kutlamış oluyoruz.Aslında ailemizde her ay 14 günü hep özel .Sanberkin doğumu ayın  14 de olduğu için her ay bunu küçük ama anlamlı bir kutlma yapmaya çalışırız..Ailece bir park gezinti,çocuk için bir mekana gitmek ve çıkma imkanımız yoksa evde Sanberkin en sevdiği oyunları oynamak onu şımartmak ile o günü kutlarız.bu aydaki kutlamamız ise bir gün öncesi yaptık.Sanberkİstanbul Delfinariuma götürerek onu mutlu etmeye çalıştık.14 nde ise evde süt kardeşini davet ederk birlikte güzel ve eğlenceli bir gün geçirmesini sağlmaya çalıştık.Her ayki gibi bu ay da fotorafını çektip hatıra defterine eklendi:)

Bu ay kendimiz çok özel hissetik,oğlumun 2.5 yaş günü aynı günde(buraya bakın) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) doğum günü kutluyoruz.Bu kutsal günde dualarım tüm çocuklar için oldu.Allah onları hastalıklardan belalardan kurusun.Tüm çocukları sevgi ile sabırla dolu anne ve baba versin.Kötülüklerden uzak tutsun büüyklerin akıl fikir verisn bu Dünyayı onlar için kurusun.Tek istediğim bunlar.



Mevlid kandilini nasıl değerlendirmeliyiz – Mevlid kandiline özel ibadet var mıdır – Mevlid kandilinin önemi – Mevlid Kandili Hakkında Bilgiler


Müslümanlar bu geceyi, hem kendi açılarından, hem de çocukları açısından düşünürler. Kendi açılarından düşünürken ibâdetleri, çevredeki konu komşuya yardımları, çeşitli iyilikleri hatırlar, farklı bir yardım anlayışında olurlar. Çocukları açısından ise, çok dikkatli olurlar. Mâsum dimağlarda gecenin güzel bir hatıra olarak kalmasını temin edecek çarelere başvururlar. Nitekim o günde çocukların sevineceği şeyler alırlar, hoşlarına gidecek sohbetler tertip ederler, gecenin, zihinlerinde tatlı bir hâtıra olarak kalmasını temin ederler.(devam için MEVLİT KANDİLİ)


Benim ve Sanberkin adından Mevlit Kandiliniz Kutlu olsun.Tüm dualarınız kabul olsun.

11 Şubat 2011 Cuma

Hangi Meslek

Unutmamak için bugün buraya not olark yazıyorum.Sanberkin meslekleri:)
İlk kez geçen aylarda Ben büyünce büyük abiler gibi okula gideceğim sonra baba gibi büyüceğim ve sonra doktor olacağım demişti.
Hiç biz sormadan ve anlatmadan alınmış bir kararıydı.Bir yerde mi duydu kim ona böyle öğretti hiç bilmiyoruz.Ama duymuş ve bize anlattı.
Ondan sonra uzun süre kararını değiştirmiyorduki bu ayakadar.Birden mesleklerini değiştirmeye başladı:)Sanırm gördüü ve duyduğu şelerden etkileneyip sevdiği oldu ve kendisi için gelek meslek seçti:)

Bir gün arabalrla oynarken birden Anne ben büyünce ama babab gibi büyünce(sanırım okul dönemi atlattık)rokete bincem ve uzaya gidecem.anne ben ne olacam?!Nasıl yanı ne olcaksın?!anlamamıştım ilk baştan...Anneee ben Astronot olacam:)))))).Astronot kelimesi soruyormuş bana:)

Bir hafta geçmeden birdan anen ben büüynce Dalgıç olcağım:)
Neden dalgıç olmak istediğini sorduğumda cevap:denizaltında yüzeceğim ve balıklara bakacam dedi:)Denizde ahtopot ve köpek balığı var anne ben onlarla oyun oynayacağım:)Sanberk hep deniz ve deniz hayvanlardan çok hoşanmıştır.Sanırım bu geçen seneki Turkuyaz ziyaretinimizden kaynaklanıyor.


Sonraki mesleğimiz Kuaför:)Bir gün yanıma uturup saçlarımla oynamaya başladı.
Neler yapıyorsun oğlum sorduğumda.cevap:Anne ben kuaför oldum senin saçların tokan kuşu yapacağım:)nasıl oluyorsa bu saç şekli.sonra elinle makas şekli yapıp saçlarımı kesti:)


En son mesleğimiz Polis:)her erkek çocuğu gibi polis olma hayal etmeden büyümez:)bu polis sevgimiz yine küçüklüğümüzden beri var.Aslında polis araba ilgini çekiyor daha çok.Hayali polis abiler gibi arabaya binip hızlı sürecekmiş ve çoçukları kurtaracakmış(bunu da cailoudan gördü).Diyer yapacak şey arabalrı geç geç diyecekmiş:)



E bizim mesleklerimiz bu kadar:) ya sizinki:)

9 Şubat 2011 Çarşamba

3 dk için 3 Saat Beklmek.

(Ali abi Ve Sabriye abla)



Pazartesi sabah erkenden hastaneye gittik fazla beklmeden dr muayeneden geçip eve döneriz diye umuduyorduk.Fakat düşündüğümüz giib olmadı.3 dk lık süren bir muaane için tam 3 saat beklmek zorundaydık ki bu özel bir hastanede:?!Anlamış değildim hiç.Hani daha iyi bir hizmet için özele gidiyoruz....Ama hastalı virüsler söz konusu olunca devletmidir özlemidir sormaz.Hastalık her yerdedir.Gitiğimiz dr iyi tavsye edilen bir dr olduğunda çok da yoğun oluyor.Muaeya-neleri randevulu olduğuna rağmen acil durumları olunca almak zorundaır.Kış günüde bu durumlar fazla olunca duurm böyle oluyor işte.En sonunda biz de dr uğlaşabildik çabucak bize bakıp antibiotik yazıp gönderdi.Ama sorun bu değil aslında.Bahsetemk istediğim şey hastanedeki geçirdiğimiz 3 saatte biz neler yaptık.
İlk önce hastanede çocuk oyalacak hiç bir şey yok.Tamamen anneye babaya kalan bir iş.Neyse her zmanaki giib yanımıazda sevdiğimiz ikiaraba ve oyuncak köpekelrimiz almıştık.bu üç saat içinde diyer çocuklarla da tanıştık.Mecbur 3 saat ne yapaılr başka.

Sanberkin tepkileri.

-yandan geçen küçük çoğua ayakla vurmaya çalıştı.
Ben ise oülum Oküçük bir çocuk çocuklara vurulmaz deyip doğru davranışları öğretmeye çalıştım.Ama hemen öğrenecek bir durumda değil.Çocuk 3 kez bizden geçti bizimki 3 kez aynı şeklinde ayağınla vurmaya çalştı.Ben yine aynı cümleyi takrarlar bu sefer vurursan bebeğe acıyacak oğlum dedim....ama.......

-Kendisi 2 yaş büyük olan kızla..Birbirini görünce anlaşmış giib birbirine yaklıştılar.Bizmki hemen arabasını uzattı kıza oyuna davet etti.Birlikte rabalarla oyandılar,pencereden bakıp dışırlardaki arabalar ilgili konuştular.sonra arabalrını değiştirdiler birlikte sakız çiğnediler.Hiç mızmızlama paylaşamama hiç bir agresif bir davranış olmadı.İkisi böyle güzel oyanamsını görünce çok mutlu oldum.

-Mutluluğum uuzn sürmedi.Sanberkin yanına gelen küçük bir kız çocuğu bizimki kendisi sanki ben daha büyüyüm gösteremk isityormuş gibi ayak ucuna durup göğüsünü de önüne doğru getirerek çocuğu itmeye başladı...!!!!!!!!!!?gerçekten böyle durumda ne demem gerekiyor şaşırıyorum.Oğlum bu küçü bir kardeş kardeşine itmek yok.Düşer ağlacaktır dedim.

-Yanıma bebeğile oturan anne gören Sanberk hemen yanımaıza geldi.Bebeğe bakıp ayaklarına dukundu sıkacak düşündüğüm için dürekli yavaşça okşaması gerktiğini hatırlattım.Eğer hatırlatmasam gerçekten sert bir şekilde ayaklarını tutuacaktı.

-Yanımızdan geçen kadının elindeki bebeğe elle vurmaya çalıştı ama yetişemedi tabiki.Yine aynı konuşmalar.....

-Yanımaza oturan 8 yaşındaki abimizden araba istedik abi  vermeden önce robota dönüştürelen arabayı yapmka istedi sonra vereğim deyince Sanberk beklmeyi öğrenmek zorunda kaldı.Arabayı almayı çok sabırsızlanıyordu ama beklmeyi başardı ve en sonunda bu kadar merak eden arabayı elindedi.Biraz oynadıktan sonra abiye geri vermk gerekince ilk baştan biraz mızmızlansa da büyük sorun çıkartmadan geri verdi.

Sonuç kendisinden büyük çocuklarla oynamayı tercih ediyor onlarla daha iyi anlaşabiliyor çünkü onlar bazı kuralarıı öğrenmiş oluyor ve sanberkin öğrenmesine yardımcı oluyorlar.Büüyk çocuklar bir adım geri atmayı biliyorlar bu da kavga yaratacak durumlardan uzaklaşmış oluyor.

Kendi yaşıtlarıyla iyi oynar ama kendi kadar iletişimleri zayıf olduğu için kavga durumları sık oluyor.Sık sık büyüklerin müdahale gerektiriyor.

Kendisinden küçüklere karşı önceden çok dikakatli davranırkan şimdi tam tersi kendisinden daha zayof olduğunu anlamış ve kendi daha büyük ve güçlü olduğunu gösterme çabasındadır.

6 Şubat 2011 Pazar

Ailece Hastayız:(


Evet maalesef ailece hasta olduk:(ilk önce dede sonra babanne sıra Sanberk ve hemen ardından anen ve babab hastalandı..iyi hepimiz geçtik bari.Şimdi tek umudumuz iyileşmek ve bu kışta virüslerle vedalaşmak....
Salı günü yüksek ateş ve kusmak şikayetlerle hastaneye gittik ama tek ateş düşürücü verip gönderdiler bizi.Sanberk hafif farengit geçiriyormuş ilaçsiz geçermiş.Ama ne ateş düşürücü şurubu ne ılık duşlar fayda etti iki gün ateşi hiç aöa hiç inmiyordu..gözleri kıp kırmızı ve sulu,dudaklar çatlamış kan içinde,yataktan hiç kalkmak istemeyen bir çocuk.anne yüreği nasıl dayanır buna:( İlk gün su bile içmedi neyse ikinci gün su isteyince mutluluktan uçtum resmen.Nihayet ateş kendinden inmeye başladı ve yavrum ayaklandı.Yemek yemiyor tek istediği şey ballı süt.Tam iyi olmaya başlarken bugün tekrar hasta oldu.Anne grip olunca sanberke de geçti ve bugün kafif öksürmeye başladı..yarın yine hastane yolunaaaaaaaaaaa:((((((((((((((((((((((((((((((

29 Ocak 2011 Cumartesi

Anne-Sanberk-Baba


Bu postam Sanbeber-Babba olacaktı ama baktımki bu ilişkiyi anlatabilmek için kendimden bahsetmeden tam anlatılmaz bir ilişki.Anatmadan önce bir derin nefes alıp bir uzun ooooooooooooooofffffffffffffff çekmek istiyorum.
Sanberk çok zor bir çocuk olmadı ama öyle kolay da diyemiyorum.Bir çok kez beniçok zorladı ama uzun sürmeden ortak bir noktaya vardık hep.Dönem dönem hem yemek hem uyuku sorunları yaşadık ama yine çabucak geçti bitti oluyor.tam şikayet edecekken o birden düzene giriyordu.Hala da öyle daha geçen hafta ağızındaki yemekleri bekletiyor dert ederken birden normala döndü.Sebei öyle de anlamadım.Yani Sanberk her zamna kendi sorunlarını kendi çözdü diyebilrim.Benim yaptığım tek şey sabır ve zamana bırakmaktı.
Bababya gelince durum farklı.....babamız çok çok ilgili çok sabırlı her nazlığını çeken hayır diyemeyen bir baba....Ama ikisinin arasında bir soru var hep...Sanberk babasını ne kadar sevse de babsına karşı saldırgan hareketleri de yapıyor.Aslında saldırgan kelime çok uyugun değil ama başak bir şekilde nasıl ifade edebileceğimi bilmiyorum.En sonunda URas-Nihalin oğlunan fikir aldım sanırm bizimki de Uras gibi babasına komiklik yapıyor.Çünkü güzlece oyun oynarken birden babsına ayakla vurur gözlerini elel kapatıp babsına acıtırırana kadar basar.Baba ne kadar sabırlı olursa da bazen dayanamayıp bırak diye bağrıyor.Anlatıyoruz anlatıyoruz ama yanlış bir şekilde anlatıyoruz.aciyor dememiz kim analıyorki.....Bunu yapınca da bana bakıp gülüyor..Dünden bir sorun da değil artık bir sene olacak.Dönem dönem kayboldu azaldı ve tekrar geri geldi.Şuan azılmış durumda ama tamamen gitmedi.Artık bundan vazgeçeceğini umudumuz yok.Tek zamana bırakmak çok üstüne gitmemek ve bişey omamaış gibi davranmaya karar verdik.Çünkü bunu yapması için sebebi ne olduğunu bilmeyiz ama şu varki bununla bir şekilde ilgimiz çekiyorki onun isteği bu galiba.
Oysa babası gibi olmak istiyormuş bunun için pekmez sevmese de yiyor çünkü pekemz yiyen çocuklar aba gibi güçlü olurlarmış:)koska kremlardaki çocuk bizden kopiya çekti galiba:)
Daha da çok şey şunu bunu hep baba gibi yaptım abbam gibi yapacam ben baba gibi oldum.Bir gün babsı ikis gri reng kazak giyince akma akadar çıkarmtadı 'baba gibi oldum'deyip çıkartammaı izin vermedi.Yemek yerken de babsına diktale izleyip aynı hareketleri yapıyor.Babası salça sever diye bizimki de bayılır.Kaldı babası gibi de konuşmaya çalışsın şimdilik benim konuşmama taklit ediyor sanırm süreki onunla olduğum için amaçok yakında küçük bir babamız olacağı kesin:)
Babamız çok seviyor ama sabrını ölçemeyi vazgeçmiyor..ne zamna akadar ...bitermi hiç....????????????
Umarım biraz akılanınca bu sorunlar geçer ve daha da güzel bir baba-oğlu ilişki ortaya çıkar.Buna eminim ben::)



Untitled from fikriye natıkova on Vimeo.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Bu ay Sanberk teki gelişmeler-29 aylık

Bu ay En büyük gelişme oynadığı oyunlarda oldu.Daha önceki aylarda da bir oyuncaktan başka oyuncağa ceviyiordu hayali oyun oynardı fakat bu ay elinde bişey yokken bak ben bir çiçek buldum buyurun anne bu senin için al kokla:)demekle başladı bu oyunu.Artık yere oturup gel anne uçağa binelim ben pilot sen yardımcı pilot ol hadi uçuyoruz:)Ve böyle bütün gün oynarız hiç oyuncak kullanımıyoruz bile:)
Geçen ayki gibi kitaptaki okuduklarını canlandırmayı sever.Ama  bu aydaki değişmeler oldu sadece kitaptan değil artık bütün yaşadığı günlük olayları gördüğü şeyleri canlandırır.Artık farklı senarioları yazıp bana emir veriyor Anne sen bunu söyle ,sen bunu yap ,yok yok anlamadın bak böyle anne iyi dinle:).
Koltuğun yüstüne binince ben de fazla ilgi göstermeyip belki bu işten vazgeçer düşünürken birden anne bana ordan inermisin de,der.Ben de tekrarlıyorum...inecek diye düşünerek ama nerdeeeeee..Hayır anne inmeyecem diye cevap alıyorum.Ben çatışma ve tartişma olaylara girmek istemeyince o illa hayır demek için bir yol buluyor.İşte illa hayır dönemi yaşayacaz ya biz de:)kaçamak yok galiba:)

Diyer olumlu gelişmesi resimlerde buluyorum.Hala öyle çok güzel ve analaşılan resim beklmiyorum tabiki:)ama en azından ilgisini artı benim istediğim buydu:)Ama insan yüzü çizmeyi öğrendi evet öğrendi ben ona gösterince  çizmeye başladı.Demekki göstermem gerekiyormuş.Burda not ediyorum bundan sonra oturup ikimiz resim çizeceğiz:)

Bu da göserdiğimden sonra ilk çizmek istediği babası oldu.
 kendisi:)Renkleri seçince hep kırmızıyı tercih ettiğini fark ettim geçen aylarda mavi tercih ederdi.
 Bu da bir çocukmuş:)Bu daha sonra insan yüzü çizmemsmiz baya ilerledi diyebilirim)

Dİl gelişimine gelince ne söyleceğimi bilmiyorum.Sanberkin yaşıtlarla karşılaştırma imkanım olmayınca tam emin değilim durumumuz ne seviyede.ama şu varki biraz daha iyi olması gerekiyordu şimdi.Fakat iki dil birden öğrenince biraz geride kalıyor.Çok sıkılmıyoruz bu konuda önemli olan ilerlesin bir gün iki dili çözüp yaşıtlarına yetişir.
Geçen ayda olumsuz ekler kullanmak yerine her kelime önünde hayır derdi örneği hayır yapmak hayır yemek  bu da bulgarcadan kaynaklaniyor.Bulgarcada olumlu fiilin önünde hayrı değip olumsuz şekline dönüştürüyor.Her zaman değil tek tük hatırlattım ve bu ay türkçe grameri kullnmaya başladı aa hala hayır kullanması daha çok tercih ediyor.İlerdeki aylarda bu da çözülecektir.Biraz daha zaman vermemiz gerek.
Geçen ay bahsettiğim abilir eki de hala kullanmıyor anlamadığı için değil dili dönemiyor söyliyemiyor.Baya zaman alacak gibi gözüküyor.Şimdilik geniş zamanı kullanmakla kalıyoruz.ama bu da çok hoşuma gidiyor beni mbişey yapmamı istediğinde ve benim pek sevmediğimi bilince ANNE apayimısin demesine dayanamıyorum:)Kocaman gülümsem ve tamam oğlum ile onu ödülüyorum:)
Soru eki de bu ay kullanmaya başladı hala çok kez ses tonuyu değiştirirek soru sorar ama birk kez mı,mi,mu,mü kullanmaya başlayınca devamı geliyor:)

Dİli gelişimide en büyük yardımcımız kitaptır.Bu ayki en sevdiğimiz kitaplar Küçük suyagırı hikayesi ve favorimiz Benekli faremi gördünüzmü? kitapaları en çok okuduğumuz kitaplar oldu.


Bu ay kafanda iki konu takıldı hep:)Kim kimdir?Anen ben kim?Anen baba kim?Ve öyle herkes için.
Sonra anne senin çocuğun kim-sen oğlum.
Anne babanın çoğu kim..aynı cevap.
Anne baba kimin çocuğu?
Anne babaanennin çoğu kim?
Dedenin?Hayır anen baba onların çoğu değil o benim babam.....
ah oğlum evet senin baban ama onların çoğu...anlat analt ama anlamaz...eh bir gün anlarsın yavrum şimdi dhaa beklmek lazım.
sorular öyle aile arasındaki akrabalık dereceyi çözmeye çalışırken daha çok kafasını karıştı:)
Bide bize isimlerimizle çağırmayı çok seviyor:)Halası için de hala babaya abi diyor sana Fikii diyor der ve kahhka atıyor çok komiyeye geliyor mayamuna:)

Anne-oğlu ilişkimiz iyi gidiyor ben  daha çok sabırlı ve rahat anne olmayaı öğrenirken oğlum Anne seni çok seviyorum sık sık söylmeye başladı.Önceden benim ilgimi çekmek için hele uyandırmak için parmaklarıyla gözüme sokarken artık bir ,anne çok seyiyommm deyip öper.O anda kim ilgi vermezki ne yaparsam yapayım anında işimi bırakıp ona dönüyorum:)Böyle bağırmakla vurmakla değil insanlara sevgi göstererek kazacağını mesaj vermek istiyorum.
Baba-oğlu ilişkiye gelince :(((((((çok çağresiz hissediyorum kendimi:(Aslında Sanberk bebasıyla birlikte en eğelenceli saatleri geçiriyor ama aynı zamanada çok da sorunları yaşıyoruz.Bununla nokta koyurum bu konuda sonraki postam tek bunu için yazmak istiyorum ve sizden fikir görüşleriniz bekliyeceğim.
Ayni şekilde diyer çocuklara karşı çok ilgili birlikte oynamak istediğine rağmen çocuklara sıkma ve tırmanma hala bırakmıyor.Bu sorunumuz bir yıldır var aslında ama zaman zaman kayboldu geçti gibi sonra birden yine ortaya çıkıyor.Çok sebe buldum ama hala hiçbir çözüm bulamadım.Sonraki postada onu da ekleyim.

29 aylık Sanberk için daha ne deyim yaramaz ve yaramaz her çocuk gibi:)Sağlıklı olmasını en büyük hayalim.dualarım tek bunun için.Alllah tüm çocuklara kurusun hiç hasta çocuk olmasın.