SANBERK MUTLU VE SAĞLIKLI YAŞA
SANBERK SANBERK SANBERK
SaNbeRK
27 Kasım 2012 Salı
28 Eylül 2012 Cuma
4 - 5 YAŞ ÇOCUKLARINDA ELECTRA KOMPLESİ
Çocuklar bir yetişkin olmak üzere gelişimlerini tamamlarken farklı süreçler yaşarlar.İlk çocukluk evresi olarak bilinen 0-6 yaşlar,son çocukluk olarak 6-12 yaşlar ve ergenlik olarak bilinen 12-20 yaşlar boyunca hep bu süreçlerden geçerler.Bu aşamalar gelişimleri boyunca geçmeleri gereken basamaklar bütünüdür ve bazı kuramlara göre de bu aşamaları sağlıklı atlatabilmesi için de insan hayatında cinsellik en önemli etkendir.
Cinsellik gerçekten de çok önemlidir,zira zaten hayatımızın ve var olmamızın sebebi olarak da en temel biyolojik eylem seks yani cinselliktir.Bireyler toplumsallaşmaya başladıkça bu konu hakkında konuşmak ayıpmış ya da yasakmış gibi bir tutum içine girseler de aslında bir çok sorunun kaynağını da burada aramak gerekiyor.İşte bu nedenle bazı kuramcılar ve araştırmacılar da işin bu yönü üzerinde durmuşlar ve bazı değerlendirmelerde bulunmuşlardır.Bütün çalışmalar gösteriyor ki gelişimlerimizin doğal süreçleri içinde cinsellik gerçekten çok önemli ve özellikle çocukluk dönemindeki bazı dönemler doğrudan bununla ilgili.
Çocukların Gelişim Dönemleri:
Bilindiği gibi çocuklar yaklaşık 2 yaş civarında kendileri ve cinsel kimlikleriyle ilgili sorular sormaya başlarlar:’Ben nasıl oldum,nasıl baba olunur,ben nasıl doğdum,benim neden göğsüm yok,vb’ gibi sorular hep bu dönemde başlar.Çocuk farklılıkları ve nedenlerini öğrenmeye çalışmaktadır.Her zaman ısrarla açıkladığımız gibi bu tip sorular son derece doğaldır ve aynı şekilde doğal olarak açıklanmalıdır. Çocuğun sorusuna uygun yanıtları basit bir dille anlatmak en doğrusudur.Buna bağlı olarak çocukların cinsel gelişim dönemlerini dikkate aldığımızda:
• Oral Dönem (0-2 Yaş):Bu dönem çocuğun dürtüsel olarak hareket ettiği,bilinçli davranım özelliklerini henüz kazanmadığı dönemdir.Bu dönemi sorunlar yaşaması halinde çocuk; güvensiz,çatışmacı,tahammülsüz,alaycı ve kolay aldatılabilir bir kişilik yapısı kazanabilmektedir.
Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanıyor olması onu mutlu etmeye yeterlidir ve bu döneme özgü duygu durumu haz dönemi olması şeklinde tanımlanabilir.
• Anal Dönem (2-4 Yaş):Bu dönem çocuğun artık bir birey olarak kendini algılamaya başladığı ve sosyal bir birey olduğu dönemdir.Tuvalet eğitimi de bu dönemde verilmektedir.Çünkü 2-4 yaşlar çocuğun,sinir ve sindirim sistemi üzerinde kontrol oluşturduğu yaş aralıklarıdır. Eğer aile tuvalet eğitimi sırasında aşırı baskıcı ve kontrolcü davranıyorsa çocuklar, saldırgan davranışlar, ciddi öfke patlamaları,bağımlılık,titiz,inatçı,aşırı hesapçı olmak gibi özellikler geliştirebilirler.
• Fallik Dönem (4-6 Yaş):Bu yaşlar çocuğun kendi cinsel kimliği konusunda aşırı meraklı ve ilgili olduğu dönemdir.Cinsellikle ilgili en yoğun sorular hep bu dönemde sorulmaya başlar.Çocuğun bir birey olarak toplum içindeki cinsel kimliği,benlik duygusu ve kendi cinsiyetine ait rolü benimseyerek bu role uygun davranma tutumunu oluşturması da yine bu döneme ait özelliklerdir.
Hem kendi cinsiyetinin,hem de başkalarının cinsel farklılıklarının bilincine vardığı bu dönemde çok önemli bir durum ortaya çıkar: Oedipus/Elektra Kompleksi
Oedipus/Elektra Kompleksi Nedir?
Bir çoğumuzun adını çok iyi bildiği araştırmacı ve Psikanalist Sigmund Freud’un bir kuramıdır.Bu kuram adını, Yunan mitolojisinde babasını öldürüp annesiyle evlenen karakterden almaktadır ve Oedipus Kompleksi olarak tanımlanmaktadır.
Erkek çocuğun annesini kıskanması,babasını rakip olarak görmesi durumunu ifade etmek için kullanılır.Kız çocuğunun babasını kıskanarak annesini rakip görmesi durumu ise Elektra Kompleksi olarak tanımlanmaktadır .Her iki durumda çocuk karşı cinsten olan ebeveyne karşı sevgi dolu bir bağlılık geliştirmekte ve hemcinsine karşı ise karmaşa dolu bir duygu durumu geliştimektedir.Buna göre ‘çocuk erkekse ilk sevgilisi annesi,kızsa ilk sevgilisi babası olacaktır’ der Freud.Yaşamın 3 ile 6 yaşları arasında ve genellikle de 4-5 yaşlarına denk gelen bu dönemde yaşanılan olumlu ya da olumsuz duygu durumları insan hayatının en önemli dönüm noktalarını oluşturmaktadır.O kadar önemlidir ki bu dönemde yaşanılan her şey gelecekte de bireyin hayatını ciddi olarak etkileyerek, onun mutlu ya da mutsuz,içe kapanık ya da dışa dönük,bağımlı ya da bağımsız,güvenli ya da güvensiz olması gibi kişilik özellikleri edinmesine yol açacaktır.O nedenle çocuğun hayatının bu 3-6 yaşlar arası yıllarda sevgi dolu bir ortamda ve sağlıklı bir
aile yapısı içinde büyümesi beklenir.
Genellikle bizim en sık duyduğumuz erkek çocuklarının anneye aşırı düşkünlükleri konusu olarak Oedipus Kompleksi olsa da aslında aynı derecede etkili olan Elektra Kompleksi çok
bilinmez ve dikkate alınmaz.Oysa burada da kız çocuk gelecekte hayatına girecek insanları
ama özellikle eşini,hayat arkadaşını seçerken bu dönemde babasına beslediği aşkın izlerini de aktaracaktır.
Elektra Kompleksinde Ne oluyor?
Kız çocukların babalarına olan hayranlıklarını hepimiz biliriz.Freud’un kuramına göre bu yaşlarda babasına ciddi bir tutkuyla bağlanan ve ona bir aşk besleyen kız çocukları anneyi bir rakip olarak görmektedirler.Baba çok güçlüdür ve ulaşılmazdır.Cinsel kimliklerini bulmaya çalıştıkları bir dönemde birden fark ederler ki babalarında kendilerinde olmayan bir şey vardır.Kızlar cinsel organlar arası farkı keşfettikleri andan itibaren sorular da bu yöne kaymaya başlar ve bu dönem :
• Benim neden pipim yok?
• Benim pipim ne zaman çıkacak?
• Benim pipim düştü mü?
• Ben neden babam gibi değilim?
• Neden ben de erkek olmadım?
• Ben de erkek olmak istiyorum gibi soru ve yorumlarla annelerini en bunalttıkları dönem olarak bilinir.
Zaman zaman kız çocuklarında kendisinde bir eksiklik olduğu gibi bir düşünce de oluşabilir.
Kendisinde olmayan bir organa sahip olması bakımından baba önemli bir figürdür. Dolayısıyla
baba kız arasındaki ilişkinin temelde sağlıklı ve doyurucu olması sağlanmalıdır.Genel olarak
kızlar sahip olmadıkları pipi gibi bir organın tamamlayıcısının babası olduğunu düşündüğünden
onunla olan ilişkinin sağlamlığı çocuğun geleceğinde önemli bir faktör olacaktır.
Öneriler
Çocukların genellikle en meraklı oldukları yaş dilimine denk gelen bu dönemde çocuğun sorularına tutarlı ve doğru yanıtlar vermek gerekir.Özellikle cinsellik gibi çok önemli bir konuda
çocuğun soruları asla yasak ya da ayıp gibi sözlerle geçiştirilmemeli ve baştan savma yanıtlar
verilmemelidir.Burada önemli olan bu cinsel organ farklılıklarını doğru açıklayabilmektir.Kadın
ve erkek arasındaki fark çocuğun anlayabileceği dille gerektiği her seferde mümkün
olduğunca aynı kelimeleri kullanarak anlatılmalı ve soru sormasına da imkan verilmelidir.
Kız çocuğu,aynı erkek çocuğun annesine olan aşkı gibi bir aşkı babasına karşı hissetmekte ve
kendisinde eksik olduğunu düşündüğü bazı konuların tamamlayıcısı olarak babasını görmektedir. Bu hem çok doğal bir süreçtir,hem de baba kız arasındaki muhteşem ilişkinin bir
boyutudur. Bu yaşlar,babaların da tadını çıkarması gereken,keyfini sürmesini önerdiğimiz
gerçekten hoş dönemlerdir.Tutarlı,ilgi ve sevgi dolu bir aile ortamı içinde büyüdüğünde
geleceğe yönelik son derece sağlam baba kız ilişkisinin temelinin bu dönemde oluştuğunu da
unutmamak gerekiyor.
Bu yazı, Bebeğim ve Biz dergisinin Şubat 2009 tarihli sayısında yayınlanmıştır.
Cinsellik gerçekten de çok önemlidir,zira zaten hayatımızın ve var olmamızın sebebi olarak da en temel biyolojik eylem seks yani cinselliktir.Bireyler toplumsallaşmaya başladıkça bu konu hakkında konuşmak ayıpmış ya da yasakmış gibi bir tutum içine girseler de aslında bir çok sorunun kaynağını da burada aramak gerekiyor.İşte bu nedenle bazı kuramcılar ve araştırmacılar da işin bu yönü üzerinde durmuşlar ve bazı değerlendirmelerde bulunmuşlardır.Bütün çalışmalar gösteriyor ki gelişimlerimizin doğal süreçleri içinde cinsellik gerçekten çok önemli ve özellikle çocukluk dönemindeki bazı dönemler doğrudan bununla ilgili.
Çocukların Gelişim Dönemleri:
Bilindiği gibi çocuklar yaklaşık 2 yaş civarında kendileri ve cinsel kimlikleriyle ilgili sorular sormaya başlarlar:’Ben nasıl oldum,nasıl baba olunur,ben nasıl doğdum,benim neden göğsüm yok,vb’ gibi sorular hep bu dönemde başlar.Çocuk farklılıkları ve nedenlerini öğrenmeye çalışmaktadır.Her zaman ısrarla açıkladığımız gibi bu tip sorular son derece doğaldır ve aynı şekilde doğal olarak açıklanmalıdır. Çocuğun sorusuna uygun yanıtları basit bir dille anlatmak en doğrusudur.Buna bağlı olarak çocukların cinsel gelişim dönemlerini dikkate aldığımızda:
• Oral Dönem (0-2 Yaş):Bu dönem çocuğun dürtüsel olarak hareket ettiği,bilinçli davranım özelliklerini henüz kazanmadığı dönemdir.Bu dönemi sorunlar yaşaması halinde çocuk; güvensiz,çatışmacı,tahammülsüz,alaycı ve kolay aldatılabilir bir kişilik yapısı kazanabilmektedir.
Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanıyor olması onu mutlu etmeye yeterlidir ve bu döneme özgü duygu durumu haz dönemi olması şeklinde tanımlanabilir.
• Anal Dönem (2-4 Yaş):Bu dönem çocuğun artık bir birey olarak kendini algılamaya başladığı ve sosyal bir birey olduğu dönemdir.Tuvalet eğitimi de bu dönemde verilmektedir.Çünkü 2-4 yaşlar çocuğun,sinir ve sindirim sistemi üzerinde kontrol oluşturduğu yaş aralıklarıdır. Eğer aile tuvalet eğitimi sırasında aşırı baskıcı ve kontrolcü davranıyorsa çocuklar, saldırgan davranışlar, ciddi öfke patlamaları,bağımlılık,titiz,inatçı,aşırı hesapçı olmak gibi özellikler geliştirebilirler.
• Fallik Dönem (4-6 Yaş):Bu yaşlar çocuğun kendi cinsel kimliği konusunda aşırı meraklı ve ilgili olduğu dönemdir.Cinsellikle ilgili en yoğun sorular hep bu dönemde sorulmaya başlar.Çocuğun bir birey olarak toplum içindeki cinsel kimliği,benlik duygusu ve kendi cinsiyetine ait rolü benimseyerek bu role uygun davranma tutumunu oluşturması da yine bu döneme ait özelliklerdir.
Hem kendi cinsiyetinin,hem de başkalarının cinsel farklılıklarının bilincine vardığı bu dönemde çok önemli bir durum ortaya çıkar: Oedipus/Elektra Kompleksi
Oedipus/Elektra Kompleksi Nedir?
Bir çoğumuzun adını çok iyi bildiği araştırmacı ve Psikanalist Sigmund Freud’un bir kuramıdır.Bu kuram adını, Yunan mitolojisinde babasını öldürüp annesiyle evlenen karakterden almaktadır ve Oedipus Kompleksi olarak tanımlanmaktadır.
Erkek çocuğun annesini kıskanması,babasını rakip olarak görmesi durumunu ifade etmek için kullanılır.Kız çocuğunun babasını kıskanarak annesini rakip görmesi durumu ise Elektra Kompleksi olarak tanımlanmaktadır .Her iki durumda çocuk karşı cinsten olan ebeveyne karşı sevgi dolu bir bağlılık geliştirmekte ve hemcinsine karşı ise karmaşa dolu bir duygu durumu geliştimektedir.Buna göre ‘çocuk erkekse ilk sevgilisi annesi,kızsa ilk sevgilisi babası olacaktır’ der Freud.Yaşamın 3 ile 6 yaşları arasında ve genellikle de 4-5 yaşlarına denk gelen bu dönemde yaşanılan olumlu ya da olumsuz duygu durumları insan hayatının en önemli dönüm noktalarını oluşturmaktadır.O kadar önemlidir ki bu dönemde yaşanılan her şey gelecekte de bireyin hayatını ciddi olarak etkileyerek, onun mutlu ya da mutsuz,içe kapanık ya da dışa dönük,bağımlı ya da bağımsız,güvenli ya da güvensiz olması gibi kişilik özellikleri edinmesine yol açacaktır.O nedenle çocuğun hayatının bu 3-6 yaşlar arası yıllarda sevgi dolu bir ortamda ve sağlıklı bir
aile yapısı içinde büyümesi beklenir.
Genellikle bizim en sık duyduğumuz erkek çocuklarının anneye aşırı düşkünlükleri konusu olarak Oedipus Kompleksi olsa da aslında aynı derecede etkili olan Elektra Kompleksi çok
bilinmez ve dikkate alınmaz.Oysa burada da kız çocuk gelecekte hayatına girecek insanları
ama özellikle eşini,hayat arkadaşını seçerken bu dönemde babasına beslediği aşkın izlerini de aktaracaktır.
Elektra Kompleksinde Ne oluyor?
Kız çocukların babalarına olan hayranlıklarını hepimiz biliriz.Freud’un kuramına göre bu yaşlarda babasına ciddi bir tutkuyla bağlanan ve ona bir aşk besleyen kız çocukları anneyi bir rakip olarak görmektedirler.Baba çok güçlüdür ve ulaşılmazdır.Cinsel kimliklerini bulmaya çalıştıkları bir dönemde birden fark ederler ki babalarında kendilerinde olmayan bir şey vardır.Kızlar cinsel organlar arası farkı keşfettikleri andan itibaren sorular da bu yöne kaymaya başlar ve bu dönem :
• Benim neden pipim yok?
• Benim pipim ne zaman çıkacak?
• Benim pipim düştü mü?
• Ben neden babam gibi değilim?
• Neden ben de erkek olmadım?
• Ben de erkek olmak istiyorum gibi soru ve yorumlarla annelerini en bunalttıkları dönem olarak bilinir.
Zaman zaman kız çocuklarında kendisinde bir eksiklik olduğu gibi bir düşünce de oluşabilir.
Kendisinde olmayan bir organa sahip olması bakımından baba önemli bir figürdür. Dolayısıyla
baba kız arasındaki ilişkinin temelde sağlıklı ve doyurucu olması sağlanmalıdır.Genel olarak
kızlar sahip olmadıkları pipi gibi bir organın tamamlayıcısının babası olduğunu düşündüğünden
onunla olan ilişkinin sağlamlığı çocuğun geleceğinde önemli bir faktör olacaktır.
Öneriler
Çocukların genellikle en meraklı oldukları yaş dilimine denk gelen bu dönemde çocuğun sorularına tutarlı ve doğru yanıtlar vermek gerekir.Özellikle cinsellik gibi çok önemli bir konuda
çocuğun soruları asla yasak ya da ayıp gibi sözlerle geçiştirilmemeli ve baştan savma yanıtlar
verilmemelidir.Burada önemli olan bu cinsel organ farklılıklarını doğru açıklayabilmektir.Kadın
ve erkek arasındaki fark çocuğun anlayabileceği dille gerektiği her seferde mümkün
olduğunca aynı kelimeleri kullanarak anlatılmalı ve soru sormasına da imkan verilmelidir.
Kız çocuğu,aynı erkek çocuğun annesine olan aşkı gibi bir aşkı babasına karşı hissetmekte ve
kendisinde eksik olduğunu düşündüğü bazı konuların tamamlayıcısı olarak babasını görmektedir. Bu hem çok doğal bir süreçtir,hem de baba kız arasındaki muhteşem ilişkinin bir
boyutudur. Bu yaşlar,babaların da tadını çıkarması gereken,keyfini sürmesini önerdiğimiz
gerçekten hoş dönemlerdir.Tutarlı,ilgi ve sevgi dolu bir aile ortamı içinde büyüdüğünde
geleceğe yönelik son derece sağlam baba kız ilişkisinin temelinin bu dönemde oluştuğunu da
unutmamak gerekiyor.
17 Eylül 2012 Pazartesi
Okulda İlk Hafta Geçti
Yoğun stresli karmaşa duygularla dolu bir hafta geçirdik ailece.Tüm yaz hazırlanıyorduk bu an için ama buna rağmen yine hiç hazırlanmamış gibiydik.Kalabalık içinde ağlayan çocukları görünce gözümüz korktu.Daha içere girer girmez Sanberkin cesareti kaybolmuştu Anne sen de kal yanıma diye yalvardı.Diyer okullarda nasıldır bilmiyorum ama biizm okulda alıştırma yöntemleri hiç hoşuma gitmedi.Çocuk daha ortamı bilmeden nerde ne var görmeden daha kapıdan alıyorlar elinden götürüyorlar sınıfına.Ne kadar olmaz deseler de oğlumun bu şoku yaşmasına izin veremezdim.Kendim aldım okuldu gezdirdim erde ne var neler yapacak okulda anlattım.Sınıfa da birlikte girdik öğretmenle tanıştık.Ama daha ilk günde yanlış okulu mu seçtim dert düşütü içimde.Öğretmen ceza yöntemleri kullanarak çocukları sakinleştirmey ideğil susturmaya çalıştı.Önümdeyken ağlarsan içeri alma seni demesi beni şoka uğrattı.Sanberkin cevabı da Ben zaten girmek istemiyorum ki dedi:(((((gülsem mi ağlasam mı...Ben buna dayanamayıp çocuğumu aldım bahçeye götürdüm bir saat boyunca orada oynadı.Tekrar sınıfa girmeyi çalıştık ve yine ağlayan Sanberke öğretmen ağlarsan sana çıkartma yapıştırmayacağım.....Yeter dedim ben de bugun içn bu kadar tehditler yetti bize düşünerek eve döndük.Sonraki gün tek direrken ağladı hemen sonrası sakinleşti çocuklarla oynamaya başladı.Her gün ile daha çok alıştığını belli oluyor.Okulda eğlenceli vakit geçirince okula karşı pozitif duyguları çoğalıyor.Bugün ise yarın beni okula götür anne arkdaşlarım beni bekliyor demesi kalbime mehleme gibi geldi.Alşacağından emin arkdaşlarla iyi vakit geçireceğine inanıyorum ama öğretmene karşı hala güvenim yok.Açıkçası işini çok severek yapmadığını diye düşünüyorum,çok stresli ve sabırsız birine benziyor.bu benim içime şüpheler ekiyor acaba yanlış okulumu seçtik.Bu hafta da gözlem yapacağız eğer okulda mutlu değilse öğretmenini sevmiyorsa devam edemeyiz.Belkide ilk haftann stresi yaşıyordu öğretmen 20 çocuktan yarısı ağlar kapıda dayanmış kaçmak istiyor.Biz bir çocukla başa çıkmayınca yanlış bildiğimize rağmen patlayıp çocuğumuza sesimizi yükseltiyorsak öğretmene hakkı vermeliyim.İkinci haftanın ilk güüydu bugun hiç bir çocuk ağlamamış.Belki de öğretmne sakin olup çocuklarla ilgilencek zamanı olur eğelenceli vakit geçirince biizmki de ısnır okuluna öğretmenine.İnsanlar boşuna demiyor iyi okulu değil iyi öğretmeni seçmek lazım.
Etiketler:
Sanberk 4 yaşında,
Sanberk ve Okul
11 Eylül 2012 Salı
10 Eylül 2012 Pazartesi
İlk Diş Muayene
Genelde çocuğumuz yaşadığı ilklerinden çok heyecanlı ve mutluyuz.Maalesef bizi mutlu etmeyen bir ilki yaşadık.Dört yaşındaki oğlum ilk diş dolgusu oldu.Sanberk in ilk dişi 6 aylıkken çıkmıştı ve 2 yaş 1 ay tüm dişlerini tamamlamıştı.Dişleri küçük ve incedir onun için çok kolay ve çabuk çıktılar.Babasının dişleri çok sağlam olmadığı için Sanberk in dişlerine çok özen göstermeye çalışıyoruz buna rağmen sağlam bir yapı olmadığı için ilk çürüğü de oldu.Yapabilecek bir şey yok biz aynı özeni göstermeyi devam ediyor.
Dişçide çok güze geçti Sanberk korkusunu göstermedi tam tersi çok cesur davrandı.Girer girmez sandalye ye kuruldu.Aslında gitmeden önceki günde dişçiyle tanıştı Sanberk.Dişçi abla benim sınıf arkadaşım olduğunu öğrenince çok şaşırdı öğrenci fotoğraflarımızı gösterdim bunlar onu çok rahatlattı diye düşünüyorum.Bir diş hekimde neler var neler yapılır hem kitabından hem daha önceden diş hekime ziyaretinden az çok bilgileri vardı.Hepsi bunları ona cesaret verdi.
İlk düş muayene iyi geçti Bundan sonrakilerde dişleri iyileştirmek için değil sadece kontrol etmek için gitmek dileği ile .
Etiketler:
DR.Kontrollererimiz,
Sanberk 4 yaşında
29 Ağustos 2012 Çarşamba
Sanberk 4 yaşında ve gelişimi
Bu yaşta ışık hızıyla hareket ederler. Merdivenleri koşarak çıkarlar, bisiklet ile fırlarlar, evin bir ucundan diğer ucuna tabana kuvvet koşarlar. Üç yaşındaki nispeten daha sakin çocuğunuz, bir fişeğe dönüşür. Ara sıra davranışları (gürültülü, sert, kavgacı) size
DİL YETENEKLERİ
Normalde bu yaşında kelime haznesi 1500 sözcüğe ulaşmaktadır:))))Sanberk 'in kelime haznesi ne kadar bilmiyorum ama her gün artığına farkındayız eskisine göre daha yavaş artsa da.Kurduğu cümleleri daha düzgün daha anlaşılır oldu.
''Bugün neler yaptın?'' sorusuna ilk anlatılan olay genelde en son yaptığı şeydir''.Sonra sabahtan akşama kadar anlat '' dediğimde tam anlatmaya başlar.
En çok hoşuma giden ise rüyalarını anlatır,neler görmüş ve en önemlisi neler hissetmiş.Bence eğer bir çocuk duygularını anlatabiliyorsa anne ve baba için her şey çok daha kolay oluyor.Çocuk ağlamak yerine hissettiklerini anlatırsa anne ve baba daha kolay çözüm bulur. Bunu da unutmalıyız ki bazen çocuk çok fazla heyecanlı veya yorgun olunca çok değişir bildiği tüm kuralları unutur anneyi babayı çıldırma noktaya kadar getirebilir:))))))))))
SOSYAL YETENEKLER
Bu senenin en büyük gelişme diyer çocuklarla birlikte oyun oynamak.Önceden birlikte değil daha çok yan yana oyun oynardı.Artık sevdiği arkadaşları var aynen onun gibi hareketli kahramanlık oyunları sevenler,koşmak zıplamaktan yorulmayan afacanlar.
Oyunlarda lider olmak ister oyunlarda hep birinci hep kazanan tarafından olmak ister.Kaybetmeyi istemez ve zor kabul eder.Bizimle oynarken kaybettiğimiz zaman biz sakinleştirmeye çalışır.Sonraki sefer sen birinci olursun anne üzülme sonuçta önemli olan oyun oynamak dese de kendisi kaybedince bu sözler pek geçmez:)))))))
Öncesine göre çok daha sabırlı ve anlayışlı oluyor.İsteklerini ertelemeyi ve beklemeyi öğrenmiş sayılır(yeter ki keyfi yerinde olsun).
sık sık görüştüğü insanların yokluğunu hisseder onları arar konuşmak görüşmek ister.Tanımadığı insanlara karşı bazen çok konuşkan olurken bazen agresif olabiliyor.bu tamamen o anki ruh haline göredir:)Bazen iletişim kurmayı zorlansa da genelde dışa açık konuşkan ve iyimser bir çocuktur.
DUYGUSAL GELİŞME
Çok şımarık ve yarma gözükse de aslında söz dinleyen bir çocuktur yeter ki yorulmuş veya sıkılmış olmasın.Genelde ev işlerde çok yardımcı,bunu yap bunu getir bunu topla dediğimizde çok karşı çıkmaz .Yorgun ise yorgunum der yardım ister.Fakat canı sıkılmış ise memnun değilse sinirlenir aynen benim sinirlenme tarzımı taklit eder.:(((((
Kendi ve karşı cinse çok merak ediyor.Vücut farklıları ve rolleri ayrı olduğunu farkında ve çok merak ediyor.Bu konuda çok anlatacaklarım var ayı bir pos konumuz olsun.
FİZİKSEL DEĞİŞİKLİKLER
Bu senede benim için en önemli gelişme kendi kendi üstünü değiştirmektir.Ne giyeceğini seçeci bir çocuk olunca bazen çok yoruyor beni.Ben birşey giydirdikten sonra o beğenmeyip çıkartmamı istemesi beni çok sinir ediyordu.Artık kendi kendi seçer pijamasını çıkartır giyinir.Of be yeniden doğudum sanki:)Tabi bazen bizden ufak yardım ister.
El becerilerine gelince çok büyük bir gelişim olduğunu söylemek yalan olur.Evet her hareket daha düzgün oldu daha güvenli ama bana göre daha büyük bir ilerleme olmalıydı.Kare veya üçgen şekilleri kolay kesebilir ama bir daire kesemez.Henüz bir sayı veya harf yazamaz ancak beni taklit ederek benzeyen bir şey yazar.
ZORLUKLAR
Bu sene iki büyük sorunları çözdük:)Birincisi tuvalet iki ay bir süreçten sonra hem gündüz hem gece bezlemekten kurtulmuş olduk ( konuda hiç yazmadığımı fark etim ayrı post hazırlayacağım).
İkincisi çok daha önemli benim için yemek sorunu.Artık tv veya pc önünde yemek yemek yok.Normal bir aile gibi üçümüz otutup sohbet ede ede tatlı tatlı yemeğimiz yiyoruz.Hala ben yedirsem de memnunuz bu durumdan.bu sene biraz daha cesaretli olup kendi kendi yemeye başlar diye umut ediyoruz.
Diyer bir sorun hala tama çözülmemiş olan ...ÖFKEsini kontrol etmektir.Çok ilerleme yaşasak da çalışmalarımız devam ediyor.Çalışmalar deyince öfkemiz kontrol etmeyi ailece öğreniyoruz.Anne ve baba kendi duygularını kontrol etmeyi bilmiyorsa çocuğundan böyle bir mucize beklemesin.
Genel olarak 4 yaşındaki Sanberk sağlıklı canı yakın neşeli bir çocuk.Mutlu büyümesini için anne ve baba elinden geleni yapmaya çalışıyor:)
Etiketler:
Ay Ay gelişimi,
Çoçuk psiholoji gelişimi,
dil gelişimi,
Sanberk 4 yaşında
22 Ağustos 2012 Çarşamba
KUZEN OLMAK
Kuzen ne demek anne?
Onunla dertleşir paylaşırsın.Bazen kavga etsen bile kalbin dayanmaz seni affetsin diye onu çok sevdiğini söyler ve göstermeye çalışırsın.
Seni çok seviyoruz güzel meleğim.
Etiketler:
Bulgaristan,
Sanberk 4 yaşında,
Sanberk ve Arkadaşları
15 Ağustos 2012 Çarşamba
2 Ağustos 2012 Perşembe
Sanberk Kuaförde
Dört yaşa yaklaştı benim maymunum kimden öğrendiyese özbakımına pek de önem vermeye başladı.Önceden saçlarını be keserdim ve hiç şikayetçi değildi.Ya şimdi ''anne ben kuaföre gideceğim sen güzel kesmiyorsun saçlarımı uuzn bırakıyorsun,ben erkeğim saçlarım çok kısa olsun.''
Götürdük kuaföre çok sıkılsada gık demedi kendisi istedi bunu:))Abiye teşekkür etti çok güzel saçlarını kesmiş tam erkek saçları yapmış:))Yine geleceğine söz verdi.Çektiğimiz fotoraflarından bir tanesi ona getirecekmiş.
Kuaföre aiye da sağolsun çok sabırlı ve hızlıydı,çocukla iyi bir ilitişim kurdu ve şu kesilmiş saçları kaşındırmasaydı ilk kuaför ziyaretimiz mükemmel olacaktı.
24 Haziran 2012 Pazar
Canımız Sıkılınca
Biraz geç kalsam da bu güzel bir hafata sonu kayatta almak istiyorum.Önceki gibi sık ve uuzn anneanne ziyaretleri yapamıyoruz ve hem be hem Sanberk çok özledik canım anne ve babamı.Hİç de düşünmeden bindik arabaya düştük yola :))))))))h,ç yorulmadık çok heycanlıydık çok da mutluyuduk.
İlk kez çilek tarlasını gördü ama çilek aramak yerine sümüklü böcek arıyor:)
İlklerden bir tanesi de ilk kez bu kadar büyük ve yaşlı ağacı gördü.Gerçekten çok şaşırdı...Sarılamıyorum bu nasıl bir ağğaç böyle anne.Çok çok ama çook su içmiş güneşte çok ama çoook kalmış dimi:)
Kuyudan su değil su canıvarı çıkartmaya çalışıyor.Hayal gücümüz tavan yapmış duurmda.Bazen düşünüyorum bu çocuk sürekli hayal dünyasında yaşıyor....Bu yaştıkler çocuklar öyleymiş diye okuyorum....Ne zamana kadar acaba....
Öğlen yemeği için benim çocukluğumdan ir yere gittik.Burda babanemle tatile geliyorum...anem ve babamın zamanı olmadığı için....Biraz havuz keyfi yaptık biraz yeşiliklerde koşuşturduk:)
Umarım bir gün daha uuzn bir süre için burda tatilimiz yaparız.Çok güzel anlarım var burda.Belki de oğlum benim gibi eğlenceli maceraları yaşar burda:)
13 Mayıs 2012 Pazar
ANTİKKÖY 1
En sonunda biz debu güzel yere gidebildik.Daha girişte minicik ponyler karşıladı biiz.Sanberk hemen yapıştı onlara.Okşmaay çalıştı ama azıcık korktu.Ponye binmek için sıra beklerken etrafa ibiraz gezdik.Değişik kuşlar vardı Sanberkin en çok ilgini çeken tavuk ve civcilerdi:)Evde tavuk ve civciv oyunu oynarız ondan canlı görmesi çok heycanlandırdı onu.Tüm hayvanlarla konuştu.Sen çok tatlısın çok şirinsin deyip övgüler aktı ağızından:)

Minizik sandalyeler ve masalar ilgimiz çekti çok çok güzeller sıradan bir mabilya değillerdir.Sağalanan sandalyler çok da eğlenci buldu yavrucum:)
Oleeeeeeeeeey poniye binme sıramız gelince biizmki coştu.Korkar diye düşünüyordum ama çok cesaretli benim oğlum.Hiç korkmadı hatta çok eğlenceli buldu.Anne bu pony çok komik sağ sola yürüyor dedi:)
Tahta parka bayıldık ama kuleyi görünce unuttuk tahta kaydırağı hemen koştuk belki asker vardır diye umut ettik.Yoktu ama yineden taş duvarlar heycanladırdı minik yüreği:)hayal gücü yeterlidir zaten hemen kendini asker sandi rölüne girdi.Bize emirler verildi Türkiye yi duşmanlardan kurumak için nöbet tutuk:)
Bu kadar heycandan sonra dinlenmek istedik.Ama nereye gidersek gidelim hep bulur arkdaş kendine.Yine dinlenmek için başkasının çocuklara bakmak zorunda kaldık:))))))
Yüzümüüz boyamdan ayrılmadık ordan hemen bir korsan maskesini sipariş verdik:)Zoro abimiz çabucak cizdi:)Biraz oynadık biraz koşuşturduk.Ponylerle vedaşltık vemutlu mutlu eve döndük:)
Yer çok güzel gerçekten çocuğunuz güzel bir vakit geçircek.Yalnız yanınızda yiyecek alaın derim herşey bulunmuyor çünkü.eğer çocuğunuz herşey yemezse en iyiysi onu yiyeceğinizi evden alın.
Gitiğimiz yer antikköy 1 bide antikköy 2 var.Gördüğüm fotoraflara göre yorum yaparsın 2 olan daha da güzel.Daha büyük daha çok hayvan var.Sonraki hedefimiz Antikköy 2.
Etiketler:
Çocuk Mekanı,
Doğayı Sever,
Sanberk Gezmede
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




