Önceki hafta Marmara denize gitmiştim.su çok kirli ve bulanıktı.Yosunlar ayaklarımıza yapıyşıyordu ve ben bundan hiç hoşlanmadım.Ben kirli suda yüzmem anne dedim ve 10 dk dan fazla durmadım denizde.Yoksa denizde yümeyi hazırlamıştım kendimi.ama günümüz kaybetmedik bol bol kumda oynadım.Babamla çok kum kalesi yaptık ve bir keşifim oldu.Deniz dalgalr gelince kocaman kum kalleri yıktı.Ben yapıyordum deniz dalgalr yıkıyordu.Acayip değişik geldi.Bu nasıl bri şey deniz bu kocmana kalari nasıl bir sn de yıktı dümdüz yaptı....hala çözmüş değilim.Deniz dalgalr çok güçlü bir şey.Babbam kadar güçlüler.
Ama sonraki hafta denize gitiğime güzel sürpriz bekliyordu beni.Şimdi gitiğimiz deniz çok farklıydı.su tertemiz taşlar,midiyer gözüküyordu.Hemen koştum ve su biraz daha soğuk olsada bu deniz çok sevdim.adı Karadeniz miş:)Buna deniz derim ben diyordu annem.Herşey var.Temiz su,güzel kum ve çocuk için toplayacak taşlar,midiyeler hatta yengeçler ve deniz salyangozları vardı.Annem hep bağrdı bak balık balık ama ben hiç kestiremedim açıkçası.Bu sefer kumda çok az oynadım güzel sığ suyu bulunca çıkmak istemiyordum bazen çok üşediğime rağmen çıkmayı redediyordum.
Bu da Deniz Feneri.akşam çok farklıydı içindeki kristaler döner pırıl pırıl dı.Ama gündüz böyle ışık çıkmıyordu.Deniz feneri işi denizde yolu bulmayan gemilere işik vererek yolu göstermektedir.Böyle gemiler yolu bulur ve kıylarda uzak duruyorlar.
GÖRÜŞMEK ÜZERE DENİZ GÖRÜŞMEK ÜZERE DENİZ CANLILAR BEN YİNE GELCEĞİM.



