Bulgaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bulgaristan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2013 Pazartesi

KÖYDEYDİK:)))

Anne keşke hep köyde kalsak hiç İstanbula dönmesek.Babam da gelsin hep beraber hep köyde yaşayalım.Bunlar Sanberkin hayali.Ben küçükken hep şehirde yaşamayı hayal ederdim büyüdükçe hayalım hedefim ve gerçek oldu.Ne için ama şimdi benim çocuğum ayrılmak istediğim O köyye dönmeyi hayal etsin mi?Köyümüz güzel gerçekten şimdi imkanıum olsaydı dönerdim herhalde:)))yada özlediğim için öyle diyorum....Artık orda az vakit geçirdiğim için sadece güzelliklerini gördüğüm için belki.Ama knedim için değil çocuğum çocujklarım için oraya dönmek gerçekten isterim.Sanberkin dediğine göre köy tahlikeli değil,trafik yok ve herkes bizi seviyor:)Köyde bahçemiz var yollar boş yolda top oyanyabiliyoruz.Köyde atlar,inekler,keçiler,koyunlar,tavuklar,kediler,köpekler var anne herşey var anne.Yavruları bile var anne.:)))Bana mı anlatıyorsun oğlum bilmezmiyim bunları.Biraz daha kalırsan kurbalar kertenkele,kaplumbağlar,kartallar,kurtlar,ayılar,domuzlar da görebilirisin.ama senin gibi şehir çocğu birka patates ve mayıs böceğile yetinir şimdilik.
 
 
                                                             
                                                              patates böceği toplarken
                                                             yapışkan otla tanışırken

dede için acı biber ekerken
 
  
                                                       anneanne nın çiçekleri sularken
 anneanne için keke sürprizi hazırlarken
 
 dedesinin en büyük yardımcısı iş başınayken
 
 eşiyaraını ne kadar temiz tutuğunu göstermek isteyn bir çocuk
 
yeni bir arkadaş edindik şimdi bütün köy hikayemizlerde Kemal arkadaşımız olmazsa olmaz.
En sevdiğim kare arkdaşlarla toplaşıp bişeylele uğraşıyorlar sohbet ediyorlar.Bu an ne zman gelecek diye düşünüyordum hep.
Kısa sürdü ama güzeldi köy maceramız.İlk fırsatta tekrar görüşmek üzere güzel köyüm.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

KUZEN OLMAK

 Kuzen ne demek anne?

                         Kuzen olmak harika bir şey.Sık görüşemesen bile hemen ısınırsın hemen seversen.

 Onunla dertleşir paylaşırsın.Bazen kavga etsen bile kalbin dayanmaz seni affetsin diye onu çok sevdiğini söyler ve göstermeye çalışırsın.

                     Kuzen arkandaki yıkılmaz duvardır.Düştüğünde ona dayanırsın güç ararsın.

                                                   

                            Seni çok seviyoruz güzel meleğim.





24 Haziran 2012 Pazar

Canımız Sıkılınca

Biraz geç kalsam da bu güzel bir hafata sonu kayatta almak istiyorum.Önceki gibi sık ve uuzn anneanne ziyaretleri yapamıyoruz ve hem be hem Sanberk çok özledik canım anne ve babamı.Hİç de düşünmeden bindik arabaya düştük yola :))))))))h,ç yorulmadık çok heycanlıydık çok da mutluyuduk.

 Sanberki tanıyan ne yaptığını tahmin ediyordur.Bahçeye attı knedini yeşil canlı ne varsa inceliyoruz eziyoruz tadına bakıyoruz.Bol bol koşuşturdu çoktan kapılı tutulumuş kuzu gibi:)


 İlk kez çilek tarlasını gördü ama çilek aramak yerine sümüklü böcek arıyor:)

 İlklerden bir tanesi de ilk kez bu kadar büyük ve yaşlı ağacı gördü.Gerçekten çok şaşırdı...Sarılamıyorum bu nasıl bir ağğaç böyle anne.Çok çok ama çook su içmiş güneşte çok ama çoook kalmış dimi:)

  Kuyudan su değil su canıvarı çıkartmaya çalışıyor.Hayal gücümüz tavan yapmış duurmda.Bazen düşünüyorum bu çocuk sürekli hayal dünyasında yaşıyor....Bu yaştıkler çocuklar öyleymiş diye okuyorum....Ne zamana kadar acaba....

 Öğlen yemeği için benim çocukluğumdan ir yere gittik.Burda babanemle tatile geliyorum...anem ve babamın zamanı olmadığı için....Biraz havuz keyfi yaptık biraz yeşiliklerde koşuşturduk:)








Umarım bir gün daha uuzn bir süre için burda tatilimiz yaparız.Çok güzel anlarım var burda.Belki de oğlum benim gibi eğlenceli maceraları yaşar burda:)

13 Haziran 2011 Pazartesi

Astanbul'a Gidiyorum:)

GZüel bir İlkbahar geçirdik.İlk kez Sanberk hiç sıkılmadı köyden.Genelde 3 hafta sonra mızmızlamak hasta olmak ve anneye aşırı derecede düşkün olurdu oğlum.Belki güzel serin bahar günler belki de rahatlıkla kurcalayabilceğin büyüklerin eşyalar belki bol bol doğada gezmelerimiz sıkılmamın sebebiydi.Belki de mutlu günlerin en büyük sebebi senin arkadaşların oldu.Aynı senin gibi koşuşturmayı seven aynı senin gibi hiç aklımaza gelmeyen belaları yapan,aynı senin gibi düşecek diye korkmayan arkadaşların bu güzel eğlenceli günlerin sebeiydi.Bu ilkbahar paylaşımın ilk adımları attın.Kendi oyncakaalrın seve seve paylaştın ve bazıları kısa süre için paylaşsan da bir dk paylaşman bile büyük başarıdır.Senin oyuncaklarını başka bir çocuğun elinde görmek benim için büyük armağan oldu.Hatta arkadaşını şöyle kullancaksın böyle yapabilrisin anlatman göz yaşlarım için sebep oldu.Hayata mutlu olabilmen için paylaşmayı öğrenmek şarttır.Bunu hep hatırla oğlum.
Arkaşlarla vedalaştın.Ben Astanbula(istanbul)gidiyorum Benim evim orda diye anlattın.Arbaya binmeyi sabırsızdın.Evi çok özlemiş olmalıydın.Ama eve gelince zor günleri bizi bekliyormuş.Daha yeni öğrencektik.Ama bu sonraki postlarda.


Bulgarsitandan ayrılmadan önce son birkaç poz verip yola devam ediyoruz.Goce Delchev benim doğdum şehir.İlk aldığım nefes bu şehirde almışım.O ilk yudum nefes hala kanımda dolaşır onu içimde tutuyorum bir kısmı sana da verdim.Bu nefes senin kanında da var.Senin geldiğin yerini hep hatırla.
Uzun ve yürücü bir yolculuktan sonra nihayet İstanbula varıyoruz.Harika mühtüş bir Güneş batması bize Türkiye'ye Hoşgeldiniz diyor.

HOŞBULDUK TÜRKİYE

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Sanberk Bataklıkta:)

 Daha uzaktan kurbağaların sesleri geliyordu yaklaşınca bu sesler yükselince Sanberk in merağı da artıyordu.anne bu ne sesi diye çok merak ediyordu.Sabret oğlum bir sürprizim var senin için:)

Kurbağa İşte en sonunda canlı görebildik hem de bir tane değil çok çok her yaptığımız adımla löp löp suyun içine atladılar:)Sanberk biraz üzüldü ama NEDEN BENDEN KORKUYORLAR ANNE  diye üzüldü yavrum.Anne ''kurbağalar senden korkmuyor böyle böyle su atla bizimle birlikte yüzmeye geldi  diye gösteriyorlar sana '' dedim:)Durumu kurtardım yine:)

 Şu kocaman taşları atmak yerine minicik taş alsan atsan olmaz mı be oğlum:)en büyükleri seçip atıyor ya.


 E bu kadar taş attıktan sonra kurbağa mı kalır hepsi kaçtı saklandı:( Ama macera bitmiyor nasıl olsa ağrılar,kelebekler,çekirgeler bizi bekliyor:))))))))ya da yanlış bir tahmin miydi:)



 Kurbağadan sonra favorimiz karıncalar oldu.Aslında bu son ay karıncalar çok ilgini çekiyor ve onlarla çok eğleniyor.Hiç de korkmuyor hatta çok şirin buluyor onları.Deme ki karıncalar ilgili kitap alman lazım babacım:)



Karınca yuvası bulmuştu Sanberk:)Minicik yumurtalı görünce çok şaşırmıştı.bunları nasıl yapıyorlar nasıl yerler diye sorularla beni zorladı:)Artık neden sorusu normal seviyede fakat bu NASIL sorusu nedenden daha zormuş.

 Çalışkan oğlum evdeki atımız unutmadı biraz saman topladı.Eve gidince ona verecekmiş yesin kocaman olsunmuş:)

 İşte benim favorim bir güzel mi güzel  UĞURBÖCEĞİ .Sanberk de eline aldı ama böceğimiz çabucak uçtu:(

İşte günün hediyemiz.Bütün ay boyunca seslerini duyuyorduk ama bir tane bile görememiştik En sonunda bir iki tane değil bir sürü bir sürü çekirge anneeeeeeeee sevinçten çığlık atan benim oğlumdur.

Artık elveda deyip bu harika yaratıkları rahat bırakabiliriz ve kalabalık ama bizim çok sevdiğimiz İstanbul' a dönebiliriz.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

OT SAVAŞI OYUNU


Ot Savaşı oyunu nasıl oynanır!?:)
İlk önce arkadaşlarla güzelce bisikletlerle yarışırsınız eğlenceli vakit geçirirsiniz.

 Sonra dinlemek için biraz ara verip  annenizin dedesinden kalmış bir duvarda oturursunuz arkadaşınla güzel sohbet edip şu incecik otu inceliyorsunuz.Birden aklınıza süper fikir gelir o otcuk birden süper oyun aracı olabileceğini fark ediyorsunuz.
 Ve bir an annenizin gözünden olay kaçıyor ne olduğunu anlamaya çalışırken siz süper eğlencenize başlıyorsunuz.
 İstediğiniz gibi gruplar yapabilirsiniz.İster erkek-kız  ister büyü-küçük  grupları oluşturabilirsiniz.Önemli olan bol bol ot toplayıp ister senin grubundaki olsun ister diyer grubundan e çocuğunun başını kirletmektir:)Tabiki en büyük amacımız EĞLENMEKTİR:)
BÖYLECE HER AKŞAM İÇİN SÜPER BİR OYUN BULMUŞ OLUYORSUNUZ.
Güle güle kirletin:)